Boğazı geçip Üsküdar’a vardığınızda Beylerbeyi Sarayı ile karşılaşırsınız. Beyaz mermerden inşa edilmiş bu konut, suya yakın konumuyla boğaz ışığını yakalar. Zamanında yazlık olarak kullanılırdı. Şimdi kolayca ulaşılabilir bir vapur yolculuğu ile gidilebilen ve yoğun Asya kıyısında saklı bir dinlenme yeri hissi veren bir mekân.
Beylerbeyi Sarayı Tarihçesi
Bu noktadaki ilk saray Sultan Mahmud II için ahşap bir dinlenme yeriydi. 1851’de çıkan bir yangın geride yalnızca kül bıraktı. Sultan Abdülaziz daha görkemli bir yapı istedi ve 1861-1865 yılları arasında mimar Sarkis ve Hagop Balyan ile bugünkü sarayı inşa ettirdi. Tarz, Osmanlı zarafetini dönemin Fransız İkinci İmparatorluğu görünümüyle harmanlar.

Kısa sürede ünlü konuklar ağırlamaya başladı. Fransa İmparatoriçesi Eugénie 1869’da Süez Kanalı açılışına giderken buraya uğradı ve odasındaki pencereleri Paris’teki yatak odasına benzer şekilde kopyalattı. Daha sonraki dönemlerde İran Şahı Nasır-ı Dîn Şahı ile Windsor Dükü ve Düşesi de bu tavanlar altında dinlendi.
İmparatorluğun çalkantılı son yıllarında tahttan indirilen Abdülhamid II burada son günlerini geçirdi ve 1918 yılında vefat etti.
Beylerbeyi Sarayı Bugün
Günümüzde Beylerbeyi Sarayı, ziyaretçiler için bir müze olarak açık durumdadır. Kapıdan girer girmez İstanbul’un trafiği yerine çeşmelerin sesini duyarsınız. İçeride serin mermer zeminler, ipek halılar ve kristal avizeler bulunur; derin iç havuz yaz mevsiminde odaları serin tutar.

Sarayda altı büyük salon ve yirmi dört odası vardır; her biri Fransız mobilyaları ile Türk zanaatkarlığının birleşimini yansıtır.
Ziyaret saatleri Salı'dan Pazar'a 09:00-17:00 arasındadır. Site Pazartesi kapalıdır. Ziyaret için yaklaşık doksan dakika ayırıp teraslardan deniz havasını içinize çekin ve bahçedeki pavyonlara göz atın.
Beylerbeyi Sarayı Ziyareti İçin Yerel İpuçları
Erken varış yapın. Kapılar sabah 09:00’da açılır ve sabah ışığında su neredeyse cam gibi sakin görünür. Avrupa yakasında konaklıyorsanız kahvaltıdan sonra Üsküdar’a yönelin; Beşiktaş’tan kısa bir vapur yolculuğu ile Üsküdar’a gidebilir, oradan Beylerbeyi’ne doğru kısa bir otobüs yolculuğu yapabilirsiniz. Kadıköy’den yaklaşık 15 dakikalık taksi veya 15C otobüsü kıyı boyunca Boğaz manzarası eşliğinde ilerler.

Girişte ince plastik ayakkabı kapakları verilir. Kaydırmalı ayakkabılar bu işlemi hızlandırır ve bağcıkları engellemez. Bahçe ve köşklerde fotoğraf çekimine izin verilir, ancak ana salonlarda genelde kısıtlama olur; bu yüzden dışarıda telefonu hazır edin ve içeri girdikten sonra geniş açılı lensi saklayın. Rehberler bazı grupları hızla geçirir; fakat sesli rehberle gezince uzun süre kalabilirsiniz. İç havuzun yanında bulunan ahşap banklarda dinlenin ve su sesinin sıcak yazı hafiflettiğini hissedin.
Gezi bittikten sonra beş dakika kuzeye yürüyerek Beylerbeyi İskelesi’ne gidin ve ağaçların altındaki küçük kafeden Türk çayı söyleyin. Boğaz Köprüsü altından geçen tankerleri izleyin. Fazla zamanınız varsa Kuzguncuk’a gider veya Çengelköy’de deniz kıyısındaki fırından pistahio dolu kurabiyeler alın.

Akşamlar daha serin olabilir, ancak saray saat 17:00’da kapanır; bu yüzden bu mahalle gezisini günbatımından önce tamamlayın. Hafta sonları düğün fotoğrafları nedeniyle yoğun olabilir; hafta içi ziyaretler daha sakindir.
İstanbul Turist Pass® toplu taşıma kartınızı kullanarak feribotlar ve otobüslerle seyahat edin, biletler için lira tasarruf edin. Tek bir satın alma Boğaz’ın her iki yakasındaki tüm olanakları kapsar, böylece bütçeniz daha verimli kullanılır.
Hazır mısınız kraliyet yaşamını deneyimlemeye? Hemen Istanbul Tourist Pass®'inizi seçin, Asya yakasına gidin ve Beylerbeyi Sarayı’nın Boğaz esintileri ile taşlara kazınmış hikayelerinin sizi karşılamasına izin verin.